20 Ağustos 2018 Pazartesi

HAYAT NEHRİNDE DÜŞE DALMAK…

YAKUP İNCEGÜL

YAKUP İNCEGÜL

E-Posta : yakupincegul@hotmail.com

 Yaşadığımız, üzerinde bir sonsuza doğru yol aldığımız hayat nehri, bizi o "meçhul menzil"e ulaştırırken bazen köpük köpük, bazen sakin; bazen öfkeli, bazen zorba, bazen de şefkâtli bir anne oluverir. Bazen, bizi mahvolmaya sürükleyen hatâlar, bazen mutluluğa ulaştıran doğrular ve yüreğimizden beynimize fısıldanan o tılsımlı söz bazen de: "Her şeyde bir hayır vardır." ifadesiyle tüllendirir idrakimizi.

Tüm bunlar aslında bütün bir ömür boyunca, o yüce yaradan tarafından "imtihan" edildiğimizin ispâtı, bir bakıma, nimete şükür edebilme ve şerre sabır gösterebilme gücümüzün sınanması değil midir?

Önemli olan, çok yanılmadan doğruyu bulmak ve her şeyde olduğu gibi o hassas dengeyi kurabilmek. Yani, "Hatâsız kul olmaz!" deyip yanlışta ısrar da; hatâsız olmak için hiçbir şey yapmamak da hatâ… "Eyvah! Günahlarım çok… Ben yandım!" diyerek "Allah'tan ümid kesmek" de suç; "küçük dağları ben yarattım!" dercesine mağrur ve hatalarını hiçbir zaman kabullenmeyerek her türlü iç muhasebesinden uzaklaşarak "kusursuzluk" gafletinde olmak da…

Hatıralar, serzenişler, aldatılmışlıklar içimizde bir çığ gibi birikirken, yavaş yavaş hayatı öğrendiğimizi fark ederiz. Attığımız her adım, bir başka kapıyı aralıyor belki de…

Mutlu olmak, güç iştir işte bunun için... Tüm aldatılmışlıklara, haksızlıklara sabredebilmek, her seferinde yüreğinden akan kanı acı acı yutkunabilmek zor iştir bu yüzden… İrade ister, kendini tanımak ister. "Kendini bilmeyen, Rabbini ne bilir?" Kendini bilmek, "nefsi öldürmek"le değil; "nefsi terbiye etmek"le mümkündür. Çünkü; "azgın" nefsinin elinde oyuncak olmuş bir insanla, "öldürdüğü" nefsinin başında kendi ölümünü bekleyen bir başka insan arasındaki "hiç kimseye faydası dokunmamak" benzerliği içimi titretmiştir hep…

Hayatı "ustaca" yaşamak… En zor olanı da bu olsa gerek. Yani türlü yemeklerle dolu bir sofrada sadece bir çeşit yeyip doymak da var; hiç yemeden kalkmak da... Ama aslolan açgözlülük yapmadan "yiyebileceğimiz" kadar ve mümkün olduğu çeşitlilikte "önümüzden" yemek değil midir? İşte ustaca yaşamak, sahip olduğumuz hayır ve şer, her şeyin Allah'tan geldiğini idrâk ederek, onun bizlere sunmuş olduğu bütün nimetlerden "mümkün olabildiğince" tadarak yaşamak değil midir?. Çünkü, "iyi"nin de "kötü"nün de sonu yoktur. Yani sahip olduğumuz herşeyin daima "daha iyisi" ve "daha kötüsü" olacaktır. Fakat insan olmamızdandır belki ama neye sahip olursak olalım, daima "daha iyisi" olacağını düşünür dururuz. . Halbuki, "Gönül kaçanı kovalar" deseler de "her kaçan balığın daha büyüğünün olabileceğini" ve sahip olduğumuz her şeyin daha olumsuzunun da olabileceğini fark edebilmek, içimizdeki o sonsuz huzura ellerimizi uzatmak ne kadar güzeldir… Keşke bunu başarabilsek değil mi…? Gönül ellerimizi huzura uzatabilmek dileğiyle…


07 Eylül 2012 Cuma 02:31
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ & DÜNYA

DADAĞLI'DA SEL KÖPRÜYÜ YIKTI

Dün geceden itibaren etkili olan sağanak yağmur, ilimiz merkez Onikişubat ilçesine bağlı Dadağlı Mahallesi'nde

FUARA KATILACAK YAYINEVLERİ

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından 12 -21 Aralık 2014 tarihleri arasında düzenlencek olan 1. Kitap

SONER SARIKABADAYI 27 ARALIK'TA K.MARAŞ'TA

Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en popüler isimlerinden Soner Sarıkabadayı, Şanlıurfa ve

BAŞKAN MAHÇİÇEK'TEN REKTÖR DEVECİYE HAYIRLI OLSUN

  Onikişubat İlçe Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Rektör Prof. Dr. Durmuş Deveci’yi makamında ziyaret

KAFSAD'DAN BAŞKAN OKAY'A ZİYARET

Kahramanmaraş Fotoğraf Sanatçıları Derneği (KAFSAD) Başkanı Gürhan Turan ve Yönetim Kurulu üyeleri

BİR YILDA ASFALT VE PARKE TAMAMLANACAK

Sahaya inen ve 14 bölgede aralıksız devam eden kilit parke ve asfalt çalışmalarını ekibiyle birlikte yerinde

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

K.MARAŞ - HAVA DURUMU

K.MARAS