19 Haziran 2018 Salı

Çığlıklarla tükenen zamanlardan geçiyoruz…

YAKUP İNCEGÜL

YAKUP İNCEGÜL

E-Posta : yakupincegul@hotmail.com

 Sabır ne zor bir kelime… İçinde kabaran öfke denizlerinin süt liman olması ne kadar zor... Yüreğinizdeki isyan denizinin büyüyüp büyüyüp de sizi boğmaya çalışırken susabilmek ne kadar zor değil mi?

Herşeye katlanmak kolay belki ama çığ gibi üstünüze gelen haksızlıklar, yanlışlıklar yığınına eyvallah demek katlanılır şey değil. Avazı çıktığı kadar bağırsa insan belki dağılır içindeki kara bulutlar... Ya da doruklara çıkıp kendini boşluğa bıraksa... Ama aynı döngünün içinde öfkelerini, isyanların susturup maskelerle yaşamak, mecburiyetler yüzünden sahte kimlikler taşımak yaralıyor, tüketiyor insanı. Kime ne söyleyebilirsiniz ki... Anlayış Kaf Dağı’nın ardındaki Anka kuşu kadar uzağımızdayken ve önyargılar çoktan dört yanınızı kuşatmışken... Fazla seçeneğiniz yoktur: Susmak... Susmak... Susmak.. Çığlıklarınızı içinize haykırıp yaşamak... Yalanlara sessiz kalarak yaşamak…

Ve sonra alışıyoruz yalanlarla yaşamaya ve ha bire yalanlarımızı çoğaltıyoruz. Sürdürülebilir rahatımız için maskeler üretiyoruz. Aksi halde yaşam şansımız yok. Ne kadar yalan taşıyorsan değerin o kadar çok... Ne kadar kendin değilsen o kadar kabul görüyorsun... Şekillere bürünerek, birilerinin yaşamlarına özenerek, kendinden farklı görünerek yaşamak… İşte asıl mesele de bu. Şarkılar 'başkası olma kendin ol' dese de ne dediğini bilmeden, biz onu bile duymazlıktan geliyoruz. Çünkü kendimiz olmak yasak bize. Riyasız yaşamak kâr getirmiyor. Riya ölçüyor insan olmamızın erdemlerini. Ve biz daima: “Sus, konuşma, kabullen” üçlemi içerisinde devinip duruyoruz.

Ve kimi zaman kendi kendimizi mahkum ediyoruz ikiyüzlülüğe.. Korktuğumuzdan, gerçeklerle yüzleşmenin acısını kaldıracak kadar yürekli olmadığımızdan belki yalanlarımıza ortak ediyoruz doğan günü, batan dünü. Suskunluğu beceriyoruz biraz zorlayınca ama içimizdeki çığlık kulaklarımızı sağır ediyor. Susturmaya çalıştıkça bağıran içimiz, tokat gibi çarpıyor yüzümüze… Karmakarışık hayatlarımızın anlamsız labirentlerinde duvarlara vurdukça kafamızı, riyakârlığımızın acısı gözyaşlarıyla birlikte yüreğimizden dışarı sızıyor. Ama şunu söyleyeyim göründüğün gibi olmak ya da olduğun gibi görünmek ikilemine suni çözümler üreterek yaptığımız terapiler de faydasızdır bundan sonra…
Bilemiyorum ki… Hayat dün mü, bugün mü, yarın mı? Hayatın baharında kışları yaşabilmek mi, hayatın baharını yaşabilmek için kışlara alışmayı öğrenebilmek mi? 


27 Ağustos 2012 Pazartesi 00:44
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ & DÜNYA

DADAĞLI'DA SEL KÖPRÜYÜ YIKTI

Dün geceden itibaren etkili olan sağanak yağmur, ilimiz merkez Onikişubat ilçesine bağlı Dadağlı Mahallesi'nde

FUARA KATILACAK YAYINEVLERİ

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından 12 -21 Aralık 2014 tarihleri arasında düzenlencek olan 1. Kitap

SONER SARIKABADAYI 27 ARALIK'TA K.MARAŞ'TA

Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en popüler isimlerinden Soner Sarıkabadayı, Şanlıurfa ve

BAŞKAN MAHÇİÇEK'TEN REKTÖR DEVECİYE HAYIRLI OLSUN

  Onikişubat İlçe Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Rektör Prof. Dr. Durmuş Deveci’yi makamında ziyaret

KAFSAD'DAN BAŞKAN OKAY'A ZİYARET

Kahramanmaraş Fotoğraf Sanatçıları Derneği (KAFSAD) Başkanı Gürhan Turan ve Yönetim Kurulu üyeleri

BİR YILDA ASFALT VE PARKE TAMAMLANACAK

Sahaya inen ve 14 bölgede aralıksız devam eden kilit parke ve asfalt çalışmalarını ekibiyle birlikte yerinde

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

K.MARAŞ - HAVA DURUMU

K.MARAS